23.10.07

tersanede işler böyle gider..

selam,
ben minnak, ofisin delisi.
Blog sahibinin işleri güçleri bitmek bilmemiş,
beni bile yapılacak iş olarak görmeye başlamıştı..
blogu ele geçirmeye karar verdim..

yeni bi eve taşındık..
tunalıda uzun koridorlu, çok sesli..
her gün başka kutuda uyumaya başlamıştım
kazak kutusu favorim. eski kitap kokusunu sevmiyorum sanırım..
eve tam alışmaya başlamıştım ki ev kalabalıklaşmaya başladı..
ağır bir hava, her kapıdan giren ağlıyor..
gelen herkesi inceledim.. tanıdık birkaç yüz ve o ne?
tanıdık bir ayakkabı, rusyadan "Garmushka"nın selamı var gibi..
O kadar insanın arasında ayakkabıların sahibini bulamadım.. sanırım birdaha hiç gelmeyecek..
yazık, beni mıncıklamasını özliycem.. :(

yeni eve bayaa bi alıştım artık.
hem hüzünlü günler de geride kaldı..
ev o kadar kalabalık da değil..
tuvaletimin kapısında kırmızı perde bile var.. :)

zeynep ve elif bazen gecelere kadar çalışıyor.. işte o zaman klavyelerinin üstünde gezinmek çok eğlenceli..
ayakkabılar hala sahipsiz görünüyor..
Garmuska iyi midir ki?

benden şimdilik bu kadar..
peşinden koşmam gereken kırmızı bi nokta var..
heyo!

11.5.07

ortik çıldırdı!


gizli kamarama yakalanan ortikimin son durumu budur..
bu şartlar altında nasıl çalışabilirim..
nasıl blog yazabilirim ben?
korkuyorum!

6.4.07

yaşasın ofis!

Temizlik ve derleme dolu bir haftasonundan sonra, sonunda ofis haline gelebildik!
Sabah erkenden kalk, ofise git amaaan! :)
mesai saatimizi kendimiz belirliyo olmamız şahane oldu,
ve hala kurumsal kıyafetimizin en önemli parçasının "terlik" olması..
Artık ortikime gtalkdan diil de monitorumun arkasından ulaşabilmenin rahatlığı nerde var? :P
(Ortik yannız ofis der top da.. içeriye attıklarımızı toplamazsak büyük patron matkapla gelicek soldan soldan die korkuyorum ben.. hayır bana daha yakın da ondan yoksa duvar sizin duvar da..)

9.3.07

ve aile..

insanın evde çalışıyor olmasıyla bitakım aile fertlerini keşvediyor olması ilginç..

"Yaşanılanlar, görülenler ve öğrenilenler ne kadar acı olursa olsun, macera insanoğlu için büyük bir nimetti. Çünkü dünyadaki en büyük mutluluk, bu Dünya'nın şahidi olmaktı." dedi güzel çocuk, ve ablası ekledi:

"ve insanların!"

konu aile olduğu zaman asabi oluyorum sanırım..
ve bunların hiçbiri de bir "aile" kurmama yardımcı olucak fikirler değil malesef!
bitti!

2.3.07

nerde kalmıştım?

evde!
buyrun kanıtı:

Evet "baldızlık" ünvanı aldım!
Enteresan bir geceydi!
"kız gitti gidiyor" adı altında toparlanarak
neşeyle karışık bir hüzün yoğunluğu!
heyecan heyecan heyecan..
diyecek pek fazla bisey yoktur.
zaten kalınmış evin adresi bellidir :)

komik anlar:
- babamın "sahte başlık parası" çuvalı
- kızın anne ve baba tarafının 22 yıl sonra tekrar tanışması..
- zep kızın gözyaşları (alt metin çözülemedi)

25.2.07

minnak naapmisti?


iste bunu yapmıştı sanırım..
tepetaklak uyuyabilen bir kedim var..
yoksa.. yoksa caMi'mden etkilenip?...
yoooooooo!

küçük boy seccade yapan bir yer tavsiyesi olan var mı?

21.2.07

neler oluyordu?

Neler olmamisti ki?
browserını yeni açan okuyucularımız için kısa bir özet geçelim:

Başkent Ankara doğumlu Z.B. bi sekil büyümüştü, yeri geldiğnde sıska yemek yemez, çoğu zaman topak topak yumucuk bir çocukluktan sonra; topak topak hali baki kalmak suretiyle, kimi zaman öğretici, çoğunlukla sıkıcı upuzun yıllar boyu sürebilecek bir eğitim hayatına atılmıştı...

Yıllar yılları kovalarken, ZB bi türlü dersleri kovalayamazken, new kids on the blockuydu, edisiydi büdüsüydü, günfmiydi, samanthasıydı, uzaylısıydı, köftesiydi derken bi bakmıştı koskoca kız olmuştu, gözler açılıp kapanmaktan folofoş olmuştu ki okul bitmiş idi.

"Hemen iş bulup şahane tasarımlarımı tüm dünyayla tanıştırmalıyım" diye iş hayatına başlayan ZB, uzun bir süre "müşteri" denen velinimetin sadece "prof.dr." türünden zevksiz mahluklar, işverenlerin ise "çok acil"ce konuşan bir ırkdan oluştuğunu zannederek hüsrana uğradı.

ZB hayatına devam etmekte zorlanırken, eski "güneş" tarikatından yoldaşı ona "çok acil"ce bir teklifte bulunmuştu.. Ama bu sefer dilin aksanı farklıydı.. daha dostça, daha bi hepbirlikte, daha bi uyumadan ama daha bi hala güldükleri bir proce..

"yıllar boyu" dedi ZB ve ekledi "sen nerdeydin?"
"daha neler neler yapabiliriz? ben ağ örerim sen börek açar mısın?" heycanıyla, ismi belirsiz BB bir tekne atolyesi kiraladı. ZB eğildi, baktı, tam göremedi derken düşüverdi atolyeye.. ("çok acil" ırkındakilerin arkadan ittiği söyleniyor..)

2 yoldaş çikmıştı yola......

Ve şimdi:

2 yoldaş çikmıştı yola......

Soyadınin açiklanmasini istemeyen yoldaşlardan biri, önce kuaföre gitti, "kurumsal 2 kulak arasindadır" dedi, kurumsalını maviledi,
ZB ise işvereninin eski kimya öğretmeni olması ve kedisinin evinde, pijama kılıklı üniformasıyla iş yapıyor olmanin verdiği heyecanla olsa gerek kartvizitlerin rengini tutturamadı.

"Ankarada deniz yok ki" diyen yerlisine meydan okurcasına,"topuk burun topuk burun, zıpla zıpla zıpla dur" marşı eşliğinde, yeşilli bordolu minik taka tukalar yapıp "arpa" paralarını çıkaran bu 2 yoldaşa ömür boyu az uyku - bol hititli güneşler dilemekten başka ne düşer size sorarım!?

ve ana haberlerden başlıklar:

- "kıçlar havada avaz avaz" tüylüsü minnak tarafından çıldırtılan ZBnin kalp burkan hikayesi!!
- ZB alternatif para kazanma yollarından alnının akıyla çıkabilecek mi?
- Microsoftun "sahte webcam" yaratıcılarına açtığı dava nasıl sonuçlandı?
- Bu hafta yayınlanacak "büyuk buluşma" konukları ZB ve EBB hangi kapıdan girecek!?

AZ SONRA!